Happy Birthday Sister!
Happy birthday sister! How does it feel to be 30 now?
Happy birthday sister! How does it feel to be 30 now?
when I cry for you, I don’t have a heart anymore
when I think of you, I don’t have a heart anymore
when I talk about you, it is not beating
it is not beating when I see you in my dreams
I pleased your wish, I don’t have a heart anymore
as a toy, I gave it to a little kid
fed a stray dog with it
like a piece of tile bounced over the water
and sinking watched it
I watched it sink a burning ship
crying how it drowns
I pleased your wish, I don’t have a heart anymore!
when I look at old pictures, I don’t have a heart anymore
when I miss you
a heart left back!
NON-EXIST!
P.S. A translation from Küçük İskender.
Geçen hafta pclabs‘ta Murat Gamsız’ın nasıl ebay üzerinden Mac OS X Leopard aldığını okumuştum. Okuduktan sonra da Leopard’a burada dünyanın parasını vermek yerine ebay’den almanın daha mantıklı olduğuna karar verdim. Bunu aklımın bir köşesine yazdım.
Dün akşam yurtta parti vardı. Partiden sonra odama geldim. Hala uykum olmadığını farkedince de biraz nete takılmaya karar verdim. O sırada aklıma ebay’den Leopard almak geldi. Hemen ebay i açıp yurtdışına gönderim yapan satıcıları incelemeye başladım. Sonunda iki tane güvenilir satıcı buldum. Birisinde açık artırmanın bitmesine 6 gün varken diğerinde sadece 3 saat kalmıştı. En sok teklif 107.50$ idi. Teklifi 108.50$’a yükselttim. Ebay de maximum bid diye bir özellik var o ürün için verebileceğiniz maksimum miktarı yazıyorsunuz. Böylece ürünün fiyatı yükselince sistem sizin yerinize otomatik artırma yapıyor. Maximum bid’i de 120$ olarak belirleyip yattım. Sabah uyanınca(ki sabah dediğim 13.00 oluyor) aklıma açık artırmam geldi. Hemen ebay’i açıp kontrol ettim. Evet artırmayı ben kazanmıştım. Benden sonra kimse artırmamış. Böylece paketi açılmamış bir Mac OS X Leopard’ı 108.50$ + 14$ ulaşım bedeli ödeyerek. Toplam 122.50$’a aldım. Amerika’daki Apple Store satış fiyatının ulaşım hariç 129$ olduğunu düşünürsek bence oldukça iyi bir ücret ödedim. Ödememi de PayPal üzerinden güvenli bir şekilde gerçekleştirdim. Şimdi heyecanla Leopard’ıma kavuşacağım günü bekliyorum.
Oda arkadaşımın adı Emanuel. İlk başlarda çok dalga geçtim ama sonra alıştım. Artık normal geliyor. Şimdi anlatacağım bu olay ise talihsiz oda arkadaşımın başına kısa bir süre önce geldi.
Sanırım geçen hafta sevgili arkadaşım Emanuel kız arkadaşının evine gidiyor. Yemek zart zurt hoş beşten sonra bunlar yatak odasına geçiyorlar. Biraz oynaşmanın ardından olaya girecekler. Kız arkadaşı komodinin üzerinden prezervatif’i almak için uzanıyor. Bir tane alıyor. Paketi açıyor ama takamıyor. Çünkü saf arkadaşlar eczaneden yanlışlıkla prezervatif yerine suda eriyen asprin almışlar. Neyse en azından akşam başları ağrımamıştır.

Kebirhost’un benim sitemi de içinde barındıran Kanaat server’ı bir işletim sistemi sorunu nedeniyle çökmüş bu nedenle siteme bir kaç gün ulaşım sağlanamamıştır. Ayrıca ben yedek almadığım için son yazdığım iki yazı ve bir yazımdaki yorumların bir bölümünü kaybettim. Elimde olmayan bir şey olsa da herkesten özür dilerim.
Sene bin dokuz yüz çift sıfır. Neden bilinmez ama baban belki bilir.salı günü cuma namazından çıktıktan sonra atın üstünde yaya harbe gidiyoruz..Çölde kar dizboyu.Karşımda düşman askerleri çektim kılıcımı 2 el ateş ettim.adamı bacağından vurdum benim kolumu alçıya aldılar.Hastaneye sonsürat gidiyoruz arabada damla benzin yok..Neyse o zamanlar elektrik yok mum ışığıyla televizyon izliyoruz.. Böyle bi olay geçti başımdan sizinle paylaşayım dedim…
Bir gün blogunuzu açıyorsunuz ve kendini bilmezin birinin yazdığı yorumları buluyorsunuz. Bu kişi öyle bir sosyopat ki sürekli yorum yazmaya devam ediyor. İlk başta uyarıyorsunuz ama o dinlemiyor. Yorumlarını “spam” olarak algılamayı sağlıyorsunuz ve bunun yeterli olacağını düşünüyorsunuz. Belki de olayı büyütmeden yapılacak en güzel şey bu. Dinlemezse mi? Sitenizin her görüntülenişinde ve her yorum yazılışında o yorumun yazıldığı IP numarası kayıt ediliyor. Sonunda Türkiye Cumhuriyeti de internet suçlarını cezalandıracak kanunları kabul etti. Gerekli durumlarda size internet üzerinden hakaret eden veya tehdit eden kişi aleyhinde dava açabiliyorsunuz. tek gerekli olan şey kayıtlı IP numaralarıyla savcılığa başvurmak. Savcılık o tarih ve saatte o IP yi kullanan kişiyi Türk Telekom’dan öğrenip hakkında yasal işlem başlatıyor. Bunun için zaman ve paraya mı gerek var dediniz? Hayır yok savcılığa verilen bir dilekçe yeterli. Ondan sonra siz şikayetçi olmasanız bile internetin kötüye kullanımından otomatik olarak kamu davası açılabiliyor. Ha üstüne hakaret davası açmak isterseniz o da sorun değil. Nasıl olsa davayı kaybeden taraf ayrıca dava masraflarını da ödemek zorunda. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminin uygar dünya seviyesine biraz daha yaklaşmış olması çok güzel. Değil mi?
Evet Mustafa ve Lulu’nun yoğun istekleri üzerine burada ilk defa bir yemek tarifi veriyorum. İşin güzel yanı sabahtan beri süren bütün depresif halim ve sıkıntım yemeği yapıp yiyince yok oldu. Sizde yemek yapmayı deneyin. Terapi gibi bir şey.

Hazırlanışı:
-Öncelikle tavuk bagetlerin etlerini kemiklerinden ayırarak etlerini küçük küçük doğrayın. Ayrı bir yerde de mantarları ve havucu aynı şekilde ince şekilde doğrayın. Başka bir yerde de kırmızı biber ve maydanozu doğrayarak haşlanmış mısır tanelerini ekleyin.
- Wok’a bir miktar zeytin yağı koyup ateşe koyun ve daha önceden doğradığımız havuç ve mantarı ekleyip biraz soteleyin.

- Ayrı bir yerde önceden küçük parçalara böldüğümüz tavuk parçalarını tatlı-ekşi sosla iyice harmanlayın.(6 adet baget için 4 tatlı kaşığı sos yeterlidir.)
- Yağ iyice kızıp önceden attığımız havuç ve mantarlar sotelenince tavuğu ekleyin ve pişmeye bırakın.

- Pişmeye yakın önceden hazırladığımız kırmızı biber, maydanoz ve mısır’ı ekleyip tavada bir süre çevirin.

- Kırmızı biberler piştikten sonra domatesleride ekleyip bir süre tavada çevirin.

- Üzerine fesleğen, kara biber ve tuz ekleyerek tavada biraz çevirdikten sonra etlerin durumuna göre pişirin. Genelde bu durumda Wok ateşten indirilmeye hazır bir hale gelecektir.

- Yanında beyaz sofra şarabı ve sade noodle ile servis edin.

Afiyet olsun.
Şu sıralar Bir guruba takmış durumdayım. Brand New. Özellikle “Deja Entendu” albümündeki “Sic Transit Gloria…Glory Fades…” muhteşem bir şarkı. Ben gerçekten de bayıldım. Aşağıda şarkının sözlerini ve klibini veriyorum. Umarım şarkıyı benim sevdiğim kadar seversiniz.
Keep the noise low.
She doesn’t wanna blow it.
Shaking head to toe,
While your left hand does “the show me around.”
Quickens your heartbeat.
It beats me straight into the ground.
You don’t recover from a night like this.
A victim, still lying in bed, completely motionless.
A hand moves in the dark to a zipper.
Hear a boy bracing tight against sheets,
Barely whisper, “This is so messed up.”
Upon arrival the guests had all stared.
Dripping wet and clearly depressed,
He’d headed straight for the stairs.
No longer cool, but a boy in a stitch,
Unprepared for a life full of lies and failing relationships.
(Up the stairs: the station where
the act becomes the art of growing up.)
He keeps his hands low.
He doesn’t wanna blow it.
He’s wet from head to toe and
His eyes give her the up and the down.
His stomach turns and he thinks of throwing up.
But the body on the bed beckons forward
And he starts growing up.
The fever, the focus.
The reasons that I had to believe
You weren’t too hard to sell.
Die young and save yourself.
The tickle, the taste of…
It used to be the reason I breathed
But now it’s choking me up.
Die young and save yourself.
She hits the lights.
This doesn’t seem quite fair.
Despite everything he learned from his friends,
He doesn’t feel so prepared.
She’s breathing quiet and smooth.
He’s gasping for air.
“This is the first and last time,” he says.
She fakes a smile and presses her hips into his.
He keeps his hands pinned down at his sides.
He’s holding back from telling her
Exactly what it really feels like.
He is the lamb, she is the slaughter.
She’s moving way too fast and all he wanted was to hold her.
Nothing that he tells her is really having an effect.
He whispers that he loves her,
But she’s probably only looking for…
(Up the stairs: the station where
the act becomes the art of growing up.)
So much more than he could ever give.
A life free of lies and a meaningful relationship.
He keeps his hands pinned down at his sides.
He waits for it to end
And for the aching in his guts to subside.
The fever, the focus.
The reasons that I had to believe
You weren’t too hard to sell.
Die young and save yourself.
The tickle, the taste of…
It used to be the reason I breathed
But now it’s choking me up.
Die young and save yourself.
Up the stairs: the station where
the act becomes the art of growing up.
The fever, the focus.
The reasons that I had to believe
You weren’t too hard to sell.
Die young and save yourself.
The tickle, the taste of…
It used to be the reason I breathed
But now it’s choking me up.
Die young and save yourself.